|
Yaşları 50’ler civarında geziyor... Yani
‘yetişkin olduklarına’ hiç ama hiç şüphe
yok. 18 yaşının altında olmalarına
gerçekten imkân yok... Üstlerine
başlarına baktığınızda ‘yoksul’
görünmüyorlar... Milliyetçi
yaklaşımlarını dile getiriş biçimleri
içinde, “Bu diyardan gitmek”, ‘savaş’,
‘papaz’, ‘Turan’, ‘ihanet’ gibi
sözcükler bol bol geçiyor.
Onların Samsun’daki dernek binasındayız.
Derneklerinin adı Yusufiyeli Ülkücüler
Teşkilatı... Hepsi ‘ülkücü’ olan 500
üyeli bu teşkilat, 100 kurucusunun
toplam 1000 yıl hapis yatmasıyla
övünüyor... Dahası da var. Bu 100
kurucunun hak ettiği toplam hapis cezası
aslında 3 bin yılın üstündeymiş.
İnfaz yasası, af ve benzeri gibi
nedenlerle yattıkları süre azalmış.
Ama 12 Eylül’e kendilerine bu kadar
‘ceza’ verdiği için kırgınlar. Onlar
devlet için kurşun attıklarından hâlâ
neden hapis yattıklarını anlayamıyorlar.
O kadar anlayamıyorlar ki dernek
binasının dekorasyonunda ‘cezaevi
koğuşu’ ambiyansı yaratmışlar. Öyle
sembolik filan da değil. Ciddi ciddi
ranzalar var. Bir de demir parmaklık.
Koğuş yemekhanesinin yanında bir de
mescit bulunuyor. Koğuştaki ranzalar,
aynı zamanda, şehir dışından gelen
üyelerin yatakhanesi işlevini de
görüyor.
Hz.
Yusuf’tan esinlenmişler
Yusufiyeli Ülkücüler Teşkilatı’nın bugün
yaşını başını almış kurucuları, 12 Eylül
sonrası cezaevine girince, hapishaneyi
‘Taş Medrese’ olarak kabul ediyorlar.
Hz. Yusuf’un atıldığı kuyuyu taş medrese
olarak gördüğü gibi. Ve ‘içerideyken’
dışarı çıktıklarında Yusufiyeliler
Derneği diye bir dernek kurmaya karar
veriyorlar. 1986 yılında ilk tahliyeler
başlıyor. Birbirlerinden hiç
kopmuyorlar. Geleneksel iftar
yemeklerinde buluşarak, kuracakları
derneğin hayalini yaşatıyorlar. Sonunda
herkes tahliye olduktan, yasaklamalar da
kalktıktan sonra, 2003 yılının Ramazan
ayında verilen iftar yemeğinde derneğin
resmi kuruluşunu tamamlıyorlar.
Şimdi dernekte sadece ‘eski günleri’ yâd
etmekle kalmıyorlar. Ranzalardan MHP
Genel Başkanı Devlet Bahçeli de dâhil
olmak üzere herkese ve her şeye ‘ince
ayar’ veriyorlar.
(8 Şubat 2007)
|