Bir başkadır benim memleketim!

Anasayfanız Yapın

Favorinize Ekleyin

Sitenize Son Dakika Haber Ekleyin İletişim Künyemiz Yeni Üyelik İçin

  ANA MENÜ

> Ana Sayfa
> Anketler
> Dost Siteler
> Haber Arşivi
> İletişim
> Hesabınız
> Künye
> Yusufiyeli Kimdir?
> İlkemiz
> Ziyaretçi Defteri
> Dosyalar
> Ansiklopedi
> S.S.S.
> İçerik
> İncelemeler
> Site Haritası
> Tüzük
> Basında Biz
> Yazar Arşivi
> Videolar
> Şehitlerimiz

  YAZARLAR

¬ Sedat GENÇKAN
  TÜRK LÜĞÜ, TÜRK OLMAYI SAVUNABİLMEKTEN YORULDUK.
¬ Abdullah AYATA
  SÖZDE ERMENİ SOYKIRIM ENDÜSTRİSİ
¬ Öksüz ATA
  Gündemdeki konular...
¬ Bekir AKOĞUL
  VATAN BİR BÜTÜNDÜR

  H.NİHAL ATSIZ

> Hayatı
> Mücadelesi
> Kitapları

  LİNKLER

> Yusufiye
> Milliyetçiler
> Yeni Hafta
> Türk Ocak
> Yalnız Kurt
> Ülkücü Şehitler
Haberi Yazdır 11 Punto  14 Punto  16 Punto  18 Punto

 Yaşadıklarını Anlattı! (Mustafa Aslan)

Mustafa ASLAN Mustafa ASLAN

Tarih: 05.06.2011 Saat: 15:14 Gönderen: sezer

Diyarbakır mitingini proveke edeceği iddiasıyla gözaltına alınan Yeniça yazarı M...ustafa Aslan gözaltında iken yaşadıklarını yazdı.

Selâm ile... Şahsıma yapılanları affedebilirim ama ülküdaşlarıma yapılanları, asla!

Allah(c.c.), Kur'an-ı Kerim'de; "Eğer ceza verecekseniz, size yapılan işkencenin misliyle ceza verin. Ama sabrederseniz elbette o, sabredenler için daha hayırlıdır." (Nahl-126) buyuruyor. Allah buyruğundan anladığım o ki bana yapılana misliyle mukabele etme hakkım var. İstersem sabreder ve affederim. Daha hayırlı olduğunu Allah va'dediyor. Şahsıma yapılanı, sabrederek affetmeyi düşünüyorum elbette ama dedim ya ülküdaşlarıma yapılanlara ise misliyle karşılık vermek istiyorum!

31 Haziran sabahı saat 06.30'da, otuzdan fazla polis bastı evimi! PKK'lının tokatı karşısında ceket ilikleyen, taşı-molotofu karşısında kalkanı arkasına saklanan, gözünün önünde mesai arkadaşı meslektaşı linç edilirken arkasına bakmadan kaçan Kahraman(!) Terörle Mücadele polisleri; sabah namazı sonrası Kur'an okuyan Eşim Hanfendi'nin, Allah'a teslim yüreğinin güvencesi ile gözetleme deliğinden bakmadan açtığı kapımızdan, evimize başarılı bir baskın yaptılar!

Ne aradıklarını; ne onlar, ne de ben bilmiyordum veya bilmelerine rağmen söylemeyerek üstün görev davranışı sergilediler! Saat 11.30'a kadar süren evimizin alt-üst edilmesi sonunda; otuz yıllık, üzerleri bir parmak toz tutmuş, depoya sakladığım eski yazı karalamalarımı toparlayıp bir "çuval"a doldurdular! Bilgisayarımı kopyaladılar!

Bunları, anlayabildim veya anlamaya çalıştım ama 27 sene önce rahmetli olmuş, Gâzi Asteğmen Kardeşim Rahmetli Yaser Aslan'ın vefâtından sonra el süremeden sakladığım bir not defterini de mal bulmuş Mağrîbi sevinciyle aldılar! 27 yıldır el süremediğim bu -nerdeyse- kutsadığım emânetin üzerine; "Bana aittir." diye yazıp imzalamamı istediler! Yapmadım! Yapamazdım! Ve kimseye o özel emânetime el sürdüremezdim! Sürdürmedim! Bu özel notu, İstanbul'un önyargı ile yönlendirdiği İzmir Polisi'nin; bütün nezâketine rağmen affedemediğim ve ömrüm boyu affedemeyeceğim bir uygulamaları olduğu için tarihe not düşüyorum!

Tekrâren, niye gözaltına alındığımı, evden alındıktan sonra da öğrenemedim! Özel ihtirâmla ve uçakla İstanbul'a sevk edildim. İstanbul Emniyetinde de niye gözaltına alındığımı öğrenemedim! Biz gözaltındayken yandaş medya ve basının; "Provoke ve suikast örgütü" diye lanse ettiği, daha eşzamanlı ev baskınları tamamlanmamışken, yandaş basında operasyonla ilgili iftira haberlerin yayınlandığı, Çok Gizli ve Başarılı(!) bir operasyonla tanıştık!

İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde gözaltında olduğumuz 4 gün içinde tanıştığım "Örgüt" arkadaşlarımdan sadece ikisini tanıyordum ve onlarla da en az sekiz yıldır ne görüşmüş, ne de konuşmamıştım! Diğer 15 Genci ise hayatımda ilk defa gördüm!

Devam eden bir mahkeme hakkında, bundan fazla yazamayacağım, herhalde suç(!)tur çünkü yandaş değilim ve operasyon tamamlanmadan manşetten haber edecek kadar profesyonel "dolma kalem"li gazeteci değilim!

Ne Emniyet, ne de Savcılık sorgulamasında; ne ben, ne de hiçbir "örgüt elemanı", niye gözaltına alındığımızı öğrenemeden 4 kişi Savcılık'tan, 2 kişi Nöbetçi Mahkeme'den salıverildikten sonra 11 ülküdaşım, tevkif edildi!

Niye gözaltına alındığımı bilmiyorum ama korkutulmak için; "Susmazsan seni perîşan ederiz!" anlamlı bir tehdîtle karşı-karşıya kaldığıma kanaat getirdim! Herhalde beni de adalığımızdan dolayı Balbay zannettiler! Allah(c.c.) korkusuyla dolu yüreğimde başka korkuya asla yer olmadığı için korkmadım, korkmuyorum,
korkmayacağım! "Küfr'ün karşısında susmak dilsiz şeytanlıktır." öğretisinden hareketle susmadım, susmuyorum, susmayacağım! Korkarsam, susarsam ilk suâlim olsun!

Beni ve diğer Ülkücüleri gözaltına alan, sorgulayan, tevkif ederek korkutacağını zanneden Allahçı, dinci, tarikatçı, cemaatçi geçinenlere, Mevlâna dili ile cevap vermek isterim: "Aşk, bir davadır, cefâ da şâhidi; şâhidi olmayan dava düşer!" diyor Mevlâna. Şükr'olsun davamız da var, şâhitlik edecek cefâmız da!

"Felek her türlü esbâb-ı cefâsın toplasın gelsin Dönersem kahpeyim millet yolunda bir azîmetten" Namık Kemâl
"TÜRK'ÜM BU AD, HER ÛNVANDAN ÜSTÜNDÜR."

Selâm, sevgi, dua...


Mustafa Aslan

Kategori: Mustafa ASLAN


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel Çok İyi İyi İdare Eder Kötü

Ortalama Puan: 5 Toplam Oy: 7



İlgili Konular

Mustafa ASLAN

"Yaşadıklarını Anlattı! (Mustafa Aslan) " | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu tutulamayız.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun