Dur Yolcu! Bilmeden gelip bastığın bu toprak bir devrin battığı yerdir!

Anasayfanız Yapın

Favorinize Ekleyin

Sitenize Son Dakika Haber Ekleyin İletişim Künyemiz Yeni Üyelik İçin

  ANA MENÜ

> Ana Sayfa
> Anketler
> Dost Siteler
> Haber Arşivi
> İletişim
> Hesabınız
> Künye
> Yusufiyeli Kimdir?
> İlkemiz
> Ziyaretçi Defteri
> Dosyalar
> Ansiklopedi
> S.S.S.
> İçerik
> İncelemeler
> Site Haritası
> Tüzük
> Basında Biz
> Yazar Arşivi
> Videolar
> Şehitlerimiz

  YAZARLAR

¬ Sedat GENÇKAN
  TÜRK LÜĞÜ, TÜRK OLMAYI SAVUNABİLMEKTEN YORULDUK.
¬ Abdullah AYATA
  SÖZDE ERMENİ SOYKIRIM ENDÜSTRİSİ
¬ Öksüz ATA
  Gündemdeki konular...
¬ Bekir AKOĞUL
  VATAN BİR BÜTÜNDÜR

  H.NİHAL ATSIZ

> Hayatı
> Mücadelesi
> Kitapları

  LİNKLER

> Yusufiye
> Milliyetçiler
> Yeni Hafta
> Türk Ocak
> Yalnız Kurt
> Ülkücü Şehitler
Haberi Yazdır 11 Punto  14 Punto  16 Punto  18 Punto

 12 Eylül'ün gerçek mağdurları ne diyor?(34)

GENEL Genel

Tarih: 06.09.2010 Saat: 15:19 Gönderen: sezer

12 Eylül 1980 öncesi hapishanelerde yıllarca çile çeken ülkücüler arasında yer alan avukat Selahattin Arpacı, AKP’nin dayattığı anayasa değişiklik paketine hayır diyeceğini söyledi.

Cumhuriyetin kuruluşundan beri Türk milletinin, isyanlarla, ihtilallerle, muhtıralarla, sağ-sol kavgaları ile ve savaşlarla oyalandığını ve bu vatanı bölmek isteyen güçler tarafından Türk milletinin enerjisinin “boşa” harcatıldığını söyleyen Selahattin Arpacı, “Bu yolda maalesef içimizden gafiller , hatta hainler de bulup, onlar eliyle de yaptırabilmektedirler” dedi.

20 milyon km.lik koskoca bir imparatorluğu parçalayıp, bizleri 814 bin km2’ye sığınmak zorunda bırakan iç ve dış düşmanların, bu vatan parçasını dahi Türklere çok gördüğünü ve bu toprakları Türklerin elinden almak istediğini söyleyen Selahattin Arpacı, “Bunun için de yaklaşık 200 yıldan beri , yani imparatorluğumuzun son dönemlerinden beri devam eden bir çalışma ile iç ve dış düşmanlar bir ve beraber olarak, vatanın ve milletin bölünmezliğine, birlik ve beraberliğine kast edecek faaliyetler içerisine girmişlerdir. Düşmanlarımız bir paçavra gibi yırtıp yüzlerine çarptığımız SEVR anlaşmasının yırtıklarını bizden habersiz toplamış, yapıştırmış ve çekmecelerinde, her an ellerinin altında olabilecek şekilde tutmaktadırlar. Ve bu anlaşmaya göre şu anki vatan topraklarımızı parçalara ayıran haritaları da masalarının üzerinde, karşılarındaki duvarlarda bulundurmaktalar. Ve her an vatanımızın o hale geleceği anın hayali ile yaşamakta ve o hayalin de gerçekleşmesi için var güçleri ile içimizdeki hainler ve gafillerle birlik olarak çalışmaktadırlar” diye konuştu. Arpacı, açılım denilen projenin Türk milletini bölme sevdalarına “çanak tuttuğunu” savunan Arpacı, “Bu vatanda her vatandaşımız bakan, başbakan, C.Başkanı, milletvekili, genel müdür, vs. gibi devletin üst kademelerinde görev alabiliyorsa ve işveren olup holdingler kurabiliyorsa; Her hangi bir -etnik grup denilen- grubun proplemi, sorunu yoktur. Var deniliyorsa; var denilen soırun kasıtlı çıkarılıyor, milleti bölmek vatanı parçalamak için çıkarılıyor demektir ki; maalesef şu anki yapılmak istenen de odur” yorumunu yaptı.

HAYIR DİYORUM ÇÜNKÜ…

12 Eylül 2010 tarihinde, anayasada 26 maddelik değişiklik öngören pakete “Hayır” diyeceğini açıklayan Selahattin Arpacı, bu kararının gerekçelerini şöyle açıkladı:

“Ben 12 Eylül 1980 öncesinin zindanlarında çile çeken ülküdaşlarımın, gönüldaşlarımın çektiği çileleri çeken biriyim. Elbette 12 Eylül cuntasından hesap sormak isterdim. Ancak iktidar partisinin meydanlarda ‘sevgili ülkücüler’ anlamındaki sevecen hitapları ile ve yem olarak konan ‘1980 Anayasasının geçici 15.maddesinin kaldırılması ile 12 Eylül cuntacılarından hesap soracağız’ söylemlerine samimi bulmadığım için hayır diyorum. Çünkü ben bir hukukçuyum. Ceza davalarında lehe olan yasa hükmü uygulanır. Ve kaldı ki zaman aşımı meydana gelmiştir. Ayrıca 90 yaşına gelmiş birini mi yargılayacağız. Bu nedenlerle hayır diyorum.”

İktidar partisinin, anayasa paketinde memura “Toplu Sözleşme” hakkı verdiğini iddia ettiğini ancak grev hakkı vermediğini hatırlatan Arpacı, “Grev hakkı olmayan bir toplu sözleşme hakkının şu anki realiteyi değiştirmeyeceğinden, iktidar partisinin samimi olmayan düzenlemesine ve milleti aptal yerine koymasına hayır demek için hayır oyu kullanacağım” dedi.

Arpacı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Açılım adı altında milleti bölmek ve parçalamak, kardeşi kardeşe düşürmeye, vatanı bölünmeye götürebilecek girişimlerin ilk basamağı olacağına inandığım bu değişikliklerden vicdanen sorumlu olmamak için HAYIR diyorum. YAŞ (Yüksek Askeri Şura) kararlarının askerlikten ilişik kesme kararlarına dair anayasa değişikliğinin şanlı ordumuzun hiyerarşik disiplin ve altyapısını bozacağı için bu anayasa değişikliğine hayır diyeceğim. Çünkü şimdiden –gazetelerden öğrendiğimize göre- üç tane general ‘terfi etmem gerekirken haksız olarak emekli edildim’ diye Yüksek Askeri İdare Mahkemesine dava açmış. Bunun sonucu askeri hiyerarşiyi ve disiplini bozacak niteliktedir. Buna engel olmak gerekir . O nedenle hayır diyorum. 1980 Anayasası’nda 11 asıl ve 4 yedek üyeli Anayasa Mahkemesi’nin üye sayısının 19 üyeye çıkarılmasının iktidarı yeni seçilecek üyeleri kendi yandaşlarından seçme amacından başka bir amaç taşımadığından, anayasa mahkemesinin siyasal iktidarın payandası durumuna sokulup siyasallaştırılacağından endişe ettiğim ve bu sayı artışının millete şimdikinden daha fazla fayda sağlamayacağına , olsa olsa iktidar partisi yetkililerini yarınlarda yüce divandan kurtaracak hakimlerin seçilmelerini sağlamak amacı taşıdığına inandığım için HAYIR diyorum.

EN BÜYÜK FELAKET YARGININ SİYASALLAŞMASI

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunu lağvedip, Hakim ve savcıların denetimini devleti yöneten siyasi partinin bir bakanı olan Adalet bakanının iki dudağı arasına koyan ve bu şekilde Hakimler ve Savcıları iktidardaki siyasi partinin tahakkümü altına sokan yanlışlara dur demek için HAYIR diyorum. Çünkü; bir ülkede en büyük felaket adalet mekanizmasının siyasallaşmasıdır. Maalesef şu an ülkemizde bu yapılmak isteniyor.

ONLAR EVET DEDİĞİ İÇİN ‘HAYIR’

Bebek katili Apo ile dolaylı veya dolaysız görüşme yapılıyorsa, referandumda evet oyuna destek için PKK tek yanlı ateş kesiyorsa, ‘Türkler bir milyon Ermeni’yi, 30 bin Kürdü kesti’ dediği için Nobel Barış ödülü alan yazar Orhan Pamuk, yaklaşık bir yıl önce açılıma karşı çıkanları ‘2 cihanda lekeli’ ilan eden Sezen Aksu, 2006’da kaleme aldığı ‘Güvercin kanadına mektup’ adlı yazısının PKK’yı dağdan indirmek ve genel af planlarına duygusal hazırlık olduğu ortaya çıkan Yılmaz Erdoğan, Sözde Ermeni ‘soykırımı’ iddiasının ateşli savunucularından biri olan ve ‘Ermenilere özür dileme’ kampanyasında üst sıralarda adı bulunan Baskın Oran ve İshak Alaton bu referandumda evet oyu kullanacakları için , ben HAYIR oyu kullanacağım.”

Kategori: Genel


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel Çok İyi İyi İdare Eder Kötü

Ortalama Puan: 5 Toplam Oy: 2



İlgili Konular

GENEL

"12 Eylül'ün gerçek mağdurları ne diyor?(34)" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu tutulamayız.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun