İçimizdeki işbirlikçi hainler; Karşıymış gibi
görünselerde emir aldıkları siyonist Amerika - İsrail ve aralarına girmek için
her türlü taklayı attıkları AB'nin emri ile Türk Silahlı Kuvvetlerini Türk
siyasetinin dışına itmek TSK’yı bir şekilde pasifize etmek için birlikte düzenli
olarak çalışmaktalar.
İçteki ve dıştaki hainlerin istedikleri TSK'yı pasifize edip, Peygamber ocağı
dediğimiz gönderirken ellerine hatta başına kına yakıp ‘’Ey oğul ya
Şehit ol, ya Gazi’’ diyerek kurbanlık koç gibi dualarla uğurladığımız, asker
ocağımız ve ‘’O’’ oçağımızın şerefli komutanlarını töhmet altında bırakip yüce
Türk milleti'nin gözünden ve gönlünden asker sevgisini , vatan sevgisini alıp,
halkın evlatlarını artık askere göndermemeleri için birlikte bilinçli olarak
çalışmaktalar.
Örneğin Habur’dan içeri alınan vatan ve millet hainleri
vatanın bölünmez bütünlüğüne göz diken teröristler.
Bu teröristlere özel olarak sağlanan formalite mahkeme.
Bu tutum hükümetin kimlerden yana olduğunu ve kimlere hizmet ettiklerini bir kez
daha gözler önüne sermiş oldu. Delil ve isbat diyenler Habur’a dönüp
baksınlar. Buradaki maksat sağduyulu insanların sinirlerini germek ve
devlete ve millete olan güven duygusunu azaltmaktır.
Taraflarınca dağdan davet edilerek gelen, teröriste sözde mahkeme heyeti
soruyor.
Pişmanmısınız? Kandırılarakmı dağa çıktınız, pişmanlık
yasasından faydalanmakmı istiyorsunuz .? Terörist hayır ben İmralıdan gelen
talimat üzerine buradayım. Pişman değilim. Zorlada dağa çıkmadım diyor.!
Siyonistlere uşaklık edenlerin talimatı ile kurulmuş olan
Gaddafi’nin çadırını aratmayacak olan çadırlı mahkeme heyeti; Hayır evladım
sen pişman olmuşsundur. Zorla dağa çıkmışsındır. Şimdide pişmanlık yasasından
yararlanmak için teslim olmuşsundur, diyerek tutanak tutup teröristi suçsuzdur
diyerek salı veriyorlar.
Bu terörist 5 metre ilerde bekleyen otobüsün üstüne çıkıp,
mikrofonu eline alıp avazının çıktığınca bağırıyor; Pişman değilim! Ben buraya
İmralıdan gelen emir üzerine geldim davam için buradayım diyor.
Bu eli kanlı bebek ve asker katillerinin çığlıklarını başta AKP hükümeti ve
taraflarınca hazırlanmış olan formalite mahkeme heyeti kafasını kuma sokmuş deve
kuşu gibi görmezden ve duymazdan geliyorlar.
Hükümetin ve İçişleri bakanlığı’nın laşkalığı yüzünden
tutuklu bulunan cani hala İmralı’dan tehtitkar tutumlarla örgüte talimatlar
gönderip, örgütü tutuklu bulunduğu İmralıdan yönetmeye devam ediyor. Üstelik
yakalanıp vurulma ve asılma korkusuda olmadan.
Siyonistler içteki satın aldıkları hain işbirlikçilerle
beraber, Türk Milleti’nin TSK' ya dolayısı ile Devlete olan güven duygusunu
günden güne azaltıp, sonrada kendilerine has olan böl parçala, sömür yönet
planlarını hayata geçirmek için çabalamaktalar .
Millet olarak unutmamamız gereken en önemli Milli meselemiz ise:
“Siyonistlerin TÜRK MİLLETİN’DEN asıl almak istedikleri
intikamdır! Bu intikam dünyanın dört bir ucundan yurdumuza kuduz köpekler
gibi koşarak gelen denize döktüğümüz leşlerinin intikamıdır.” O leşlerin kaçarak
yarım bıraktıkları planı tamamlamak Türkiye Cumhuriyet’ini yıkarak Türk
milletini bölüp birbirinden ayırarak intikamlarını almış olup yarım kalmış olan
‘’o’’ planı hayata geçirmektir.
1919’da başlayan Kurtuluş Savaşımız…! Hala devam etmektedir.
Her savaş sonrası yenilen devletler yenildiklerini kabul edip ‘’O’’ savaşa son
verdiklerini belgeleyen anlaşmaya karşılıklı imza atarlar. 1919’da Osmanlı
İmparatorluğu’na daha sonra devamı olan Türkiye Cumhuriyeti’ne köpekler gibi
saldıran ve bozguna uğrayan itifak devletleri ‘’O’’ savaşı kaybettikleri halde
kaybettiklerini belgeleyen bir belgeye bir anlaşmaya imza atmamışlardır.
Kurtuluş savaşımızın başlama tarihi bellidir. Fakat bitiş tarihi açık
bırakılmıştır……………………….. Savaş devam etmektedir değişen sadece cephedir.
Silahlı mücadele ile hedeflerine ulaşamayan , itifak
devletleri sinsice içimize girip içimizdeki bazı yal düşkünü kanı bozukları
satın alıp, Türkiye’de başka ırklar var sevdası çıkartıp bizden görünüp
kendilerinden olanlarında ağızlarınca konuşması ile aramıza alt kimlik üst
kimlik nifakı sokup gizli gizli hedeflerine ulaşmak için gece gündüz durmadan
çalışmaktalar.
1919’da başlay kurtuluş savaşımız hala devam etmektedir. Hiç kimse bitti
demesin Kurtuluş Savaş’ımız henüz daha bitmemiştir.
Dün ecdadımıza köpekler gibi saldıranların torunları nerdeyse
bir asırdır hedeflerine ulaşmak için bizleri bölüp parçalamak dünyadan Türk
ismini silmek için düzenli olarak saldırı halindeler.
Bunun içinde dokuları tutan başta AKP hükümeti olmak üzere
Recep bey’i de can simidi gibi bağırlarına basarak ayrı bir destekle onu bir
dahii nerdeyse bir ATATÜRK gibi göstermekle beraber (ATA’nın tırnağına kurban
olsun ) Ortadoğuda bir sahte kahraman çıkartıp İslam dünyasından Ahmedi Nejat
ismini sildirtip, Recep’in posterlerini taşıtarak ileriki yıllarda İran’a vurmak
için İranı yalnız bıraktırmak hemde Orgeneral İlker Başbuğ’un ve Türk Ordusu’nun
kuvvet kademesinin sinirlerini bozarak TSK’ nın moralmen direncinin kırmaktır.
Dıştaki ve içteki şeref ve haysiyet yoksullarının birlikte hazırlayıp
ağızlarında sakız edip ERGENEKON ismi verdikleri plan’da 1919 dan beri devam
eden ‘’O’’ yenilgiyi içlerine sindiremedikleri savaşın bir parçasıdır.
Bu saatten sonra Türk milleti çok akıllı olmak zorundadır.
İçteki ve dıştaki kansızların oyununa gelmemelidir. Hele bu şerefsizlikler Türk
milletinin üstünde denenirken. Türk milleti ilk seçimde kime ve kimlere
oylarını vereceğine çok dikkat etmelidir. Habur unutulmamalıdır. Alt
kimlik üst kimlik diyenler, Türk’üm yerine Türkiye’liyim kavramı ortaya atan
soysuzlar çok iyi secilmelidir. Zinayi suc olmadan çıkartan kansızlar çürük
yumurta gibi iyi ayırtlanmalıdır. Allah zina suçtur diyor. AB heveslisi dürzüler
hayır zina serbesttir diyor ve TC’nın kanunundan imzalı bir şekilde zina suç
olmaktan çıkartılıyor. Bahaneleri neymiş zaten yapıyorlar. Ulan..! bu
kanunun altına imza atanlar karılarından kızlarından bulsunlar gerçi zinayı
normal gören piçler yorulmadık diye sevinirler.
Ergenekonmus ne Ergenekon’u, “ Ergenekon ne demek bu hainler
onu biliyormu.?” AKP’nin oynadığı Siyonistlerin yazdığı bazı kansızların rol
aldığı bir oyundur. Akıllı olmak lazım. Eşşkliğe hiç gerek yok.!
Görevinin başında hertürlü imkana sahip ken emrinde TSK’nın
bütün imkanları varken bir suçu bir yanlışı olmayan güzide ordumuzun şerefli
komutanlarını emekli olduktan sonra gözden düşürmek ve karalamak için kendileri
tarafından dağa, bayıra, bahçeye, araziye, yol kenarına bomba , silah, mayın
(vs) sakladıkları mühimmatları tekrar çıkartarak, TSK’dan emekli olmuş
komutanlarımıza bunlar ihtilal yapacaklardı. Bunlar şunu yapacaklardı bunlar
bunu yapacaklardı. Bu duvar yıkılmalıdır diyerek yalan yanlış yaygaralarla
iftiralar atarak TSK’nın mevcur ve emekli olmuş komutanlarını gözden düşürmek
için düzenli olarak durmadan çalışmaktalar.
Bizler Türk milleti olarak; Siyonistler tarafından
hazırlanmış bazı kansızlar tarafından sahnelenen bu adice, şerefsizce oynanan
oyuna inanmayacağız. Seyretmek zorunda bırakılsakta bu kansızların oyunudur
diyerek, günü geldiğinde hesap sormak, utanmaz yüzlere tükürmek için “O” günün
gelmesini bekleyeceğiz.!
Kendilerinin saklamış oldukları bomba ve silahları polis köpeklerine özenerek,
yine kendilerinin deşerek ortaya çıkartmalarındaki maksatları, kendilerini
kahraman TSK'ın mevcur ve emekli eski kuvvet komutanlarını ise suçluymuş gibi
gösterip çamur at izi kalsın misali gözden düşürerek sessiz sedasız bir
bahaneyle tutuklatıp Devlet ve Millet için herşeyi göze alan ‘’O’’ şanlı
kahramanlara, şeref ebidelerine bizler kime hizmet etmişiz dedirtip devlet ve
millet’e olan güven duygularını yok etmekiçin uğraşmaktalar.
Bu şekilde Türk milleti’nin birbirine olan güven ve vefa
duygusu taşıyan damarlarını karşılıklı keserek karşılarında duracak hiç bir güç
bırakmadan Türkiye'yi ikinci bir Irak yapma sevdasındalar. Bunun içinde AKP ve
Recep beye, Gül’e ve misafir Gül’e sımsıkı sarılmaktalar.
Bütün oyun, bütün senaryo, bütün çevirdikleri entrikalar bunun içindir.
Türkiye’yi zayıf düşürüp Irak’ta bir hayali devlet kurup, başına bir iki ensesi
kalın it oturtup “O” itlerin iplerinide ellerinde tutup Türkiye’ye ve İslam
dünyasına karşı istedikleri zaman saldırtacaklar.
Kurtuluş savaşımız devam ediyor siyonistler hedeflerine
ulaşmak için bizlerle durmadan bıkmadan uğraşıyorlar. Hainler her yolu deniyor.
Bizlerde Türk Milleti olarak dedelerimiz gibi ecdadımız gibi olmak zorundayız.
İmanlı, ahlaklı, komşuluk haklarımızı gözetip, sevgili
saygılı, bir şekilde birliğimizi beraberliğimizi koruyup, bu siyonist uşakların
oyunlarını bozmak için aramızda sevgi yumağı oluşturup ordu millet el ele
diyerek bu pis oyunu bozmalıyız. 256 bin can cepheye giderken geri dönmek
için gitmediler onlar Şehit oldular. Onlar dünyayı düşünmediler onlar menfaat ve
çıkar hesabı yapmadılar.
Satılmışların medyadan ve tv’lerden söylediklerine hiç bir şartta inanmamalıyız.
Yok şu tv, yok bu tv, vay bu gazete, yok şu gazete demeden satılmış hainlerin
başta TSK olmak üzere attıkları yalanlarına kesinlikle itibar etmemeliyiz. Madem
dürüstler müslümanlar “O” zaman dürzüler gazetelerinden Ermeni yazarları
müslüman olmayan yazarları çıkartsınlar. Müslüman mahallesinde salyangoz satmaya
hiç gerek yok.! Bizler onların kimlerden yana olduğunu çok iyi biliyoruz.
Bizler Türk silahlı Kuvvetlerine olan bağlılığımızı
herzamankinden daha fazla gösterip TSK'nın başında olan Orgeneral İlker Başbuğ'a
ise olan sevgilerimizi 10 kat daha artırarak, Orgeneral İlker Başbuğ’a saygı ile
destek vererek herzaman TSK’nın haklı olduğunu TSK yanlış yapmaz diyerek ,
çatlak ağızların kokmuş nefesleri susturup onların karşısında herzamankinden
dahada dik durmalıyız.
İbadetlerimizde dualar ederek kitabımız olan Kuran’ı okuyarak , Allah’ın
ipine sımsıkı sarılıp oynanan bu kirli oyunu devlet ve millet olarak el ele
verip, Çanakkale’de oldugu gibi yine aynı “O” ruhla birlikte bozmalıyız.
Aksi halde;
Evlatlarımız Türkiye’yi ecdat yadigarı deyip, sadece turist olarak ziyaret etmek
zorunda kalacaklar.Tabii siyonister yaşam hakkı tanırlarsa..!
“Nasıl ecdat Canakkale geçilmez demiş.. Bizler de Vatan bir bütündür. Asla
bölünmez demeliyiz.!”
Uyumayanbirisi…Bekir Akoğul